Obezite’nin Yol Açtığı Hastalıklar Oldukça Korkutucu! (8 Riskli Hastalık)


Dünya’da bazı Sağlık Bakanlıkları verilerine göre bugün Türkiye’de obezite oranı %30’u geçmiş durumda. Türkiye bu oran ile Avrupa’da en çok obezite görülen ülke konumunda. Bunun yanında obez olarak kabul edilmeyen ama fazla kilolu olan kişi sayısı da oldukça fazla. Bu istatistikler geçen gün bir artış göstererek önemi halk sağlığı sorunlarına yol açıyor.

Obezitenin bu kadar yüksek olmasının nedenleri arasında kalori alımında artış ve fiziksel aktivitelerin azalması yer alıyor. Ayrıca uzmanlar uyku alışkanlıklarının düzensiz olması ve günlük hayatta yaşamış olduğumuz stres seviyelerindeki artışın da obezite faktörleri arasında olduğunu söylüyor.

Aşırı Kilo ve Obezite

Yetişkin bir bireyin beden kitle indeksinin 25 ile 29.9 arasında olması halinde fazla kilolu olarak kabul edilir. Beden kitle indeksinin 30’dan fazla olması halinde ise kişi obez olarak kabul edilir.

Bazı uzmanlar beden kitle indeksinin obezite tanısı koymak için tek başına kullanılmasının uygun olmadığını belirtiyor. Vücuttaki yağın dağılımın yada bireyin gerçek sağlığının dikkate alınmaması gibi durumlardan dolayı bu testin sorunlu olabileceği belirtiliyor. Örneğin: bel çevresi gibi ek sağlık kriterleri, kişinin beden kitle indeksi hesaplanırken dikkate alınmaz.

Uzmanlar daha geniş bel çevresi, karın boşluğunda bulunan yağlarda artış anlamına geleceğini ve bunun başkaca sorunlara yol açacağını söylüyor. Bel çevresinde daha fazla ağırlığa sahip bir bireyin, tamamen aynı ağırlığa sahip olan fakat kilosu kalça ve kalça etrafında toplanan başka bir kişiye göre daha fazla sağlık sorunu yaşama olasılığının yüksek olduğu belirtiliyor.

Obezitenin Yol Açtığı Hastalıklar

1- Diyabet

Sağlık istatistiklerine göre bugün ülkemiz 11 milyondan fazla kişi diyabet hastası. Ülkemiz bu haliyle dünyadaki diyabet oranının 2 katına ve Avrupa’daki oranın 3 katına ulaşmış durumda. Fazla kilolar insülin direncine yol açabilir. Bu da karaciğer, kaslar ve yağ hücrelerinin insülini kullanamadığı bir durumdur. Bu direnç sonucunda da kanda şeker oranı yükselir ve zamanla şeker hastalığı meydana gelir.

Obezite genel anlamda bu durum iç riski yükseltirken, bu risk cinsiyetler arasında eşit bir dağılıma sahip değildir. Kadınlar erkeklere oranla daha fazla risk taşıyor.

Yapılan araştırmalara göre günlük olarak 30 dakika kadar orta düzeyde fiziksel aktivite yapan kişiler, kalori alımını azaltan ve farklı yaşam tarzı değişiklikleri ile beraber vücut ağırlığının %7’si oranında kilo veren kişiler de, herhangi bir yaşam tarzı değişikliği ya da egzersiz yapmayan kişilere kıyasla diyabet hastalığı geliştirme olasılığı daha düşüktür. Özetle spor yapmak ve kilo vermek şeker hastalığı riskini önemli ölçüde azaltıyor.

2- Kalp Hastalıları

Türkiye’de kalp hastalıklarına bağlı olarak her 2.5 dakika bir ölüm gerçekleşiyor. Kalp hastalıklarına bağlı ölümler ülkemizdeki ölümlerin %42’sini oluşturuyor. Bu haliyle kalp hastalıkları ciddi bir halk sağlığı sorunudur.

Obeziteye bağlı olarak kişide yüksek tansiyon, glikoz toleransında bozulma, metabolik sendrom ve trigliseritlerde yükselme ile beraber LDL kolesterol düzeyinde de yükselme meydana gelir. Bu durumlar da kalp hastalıkları gelişmesinde çok büyük rol oynar.

3- Kanser

Kilo artışı ve kansere yakalanma riski arasında bir bağlantı olduğu gösteren araştırmaların sayısı giderek artıyor. Obez olan insanlar, zaman içerisinde kanser oluşumuna neden olabilecek DNA hasarına yol açabilecek inflamasyona yatın hale geliyor.

Obezitey bağlı gelişen kanserler arasında karaciğer kanseri, böbrek kanseri, pankreas kanseri, safra kesesi kanseri, kolorektal kanser ve meme kanseri yer alıyor.

Uzun süreli yapılan araştırmalar aşırı kilolu ya da obezitenin de nörolojik sorunlarda artış ve kan kanseri riskini arttırdığını buldu. Yakın zamanda yapılan bir araştırma ise obezite ile prostat kanseri arasında güçlü bir bağlantı buldu.

Ayrıca yine yakın zamanda yapılan bir araştırma, 40 yaşından önce fazla kilolu ya da obez olmanın hem kadınlarda hem erkeklerde çeşitli kanser risklerini arttırdığı sonucuna ulaştı. Yine bir çalışma bu gruptaki kadınların rahim kanserine yakalanma riskinin %70, erkeklerin böbrek kanserine yakalanma riskini %58 ve erkeklerin kolon kanserine yakalanma olasılığının %29 arttırdığı sonucuna ulaştı.

Başka araştırmalar ayrıca obezite ile cilt kanseri riskini birbirine bağlamıştır. Bu bağlantı hakkında çok fazla çalışma olmamasına rağmen, 2020 yılında yapılan bir araştırma, bariatrik cerrahinin ben kanseri gelişme riskini azalttığını buldu. Araştırmalar obezite ile bu tip kanser arasında bir risk olduğunu sonucuna ulaştı.

4- Beyin ve Ruh Sağlığı Bozuklukları

Obezitenin psikoloji üzerinde de olumsuz etkileri vardır. Uzmanlar obezitenin sosyal çevreden izole olma ve benlik saygısında düşme yaşanmasına yol açtığını söylüyor. Kilo önyargısının ve damgalanmanın bunda bir etkisi söz konusudur ve bu durum bireyi ömür boyu etkileyebilir. Bu önyargılar kişide vücut imajından memnuniyetsiz olmaya, strese, aşırı yemeye, depresyona ve kaygı durumuna da neden olabilir.

Daha sık olumsuz damgalama altında kalan insanlar daha kötü psikolojik belirtiler gösterir ve vücut ağırlıkları daha fazla artış gösterir. Bu yüzden obeziteli insanlara karşı yapılan yorumların ve konuşmaların farkında olunmalı. Çünkü yanlış bir şey söylemek uzun vadeli sonuçlara yol açabilir.

Obezite aynı zamanda beyni de fiziksel olarak etkileyebilir. Yapılan araştırmalar obezitenin beynin yaşlanmasının başlangıcını hızlandırabileceğini ya da ilerletebileceğini bulmuştur. Araştırmalar sonucunda aşırı kilolu olmanın, beyinde 10 yıl kadar bir artış süresine denk gelen değişiklere neden olabileceğini bulundu. Yani obezite beyni 10 yıl kadar yaşlandırabilir.

Ayrıyeten obezite olan bireylerde bunama ortaya çıkma olasılığı daha yüksektir. 20 yıl süren bir araştırma, orta yaşta obez olan bireylerin daha ileriki yaşlarda bunama riskini %21 oranında arttığını buldu. Ancak bu araştırmada sadece kadınlar üzerinden yapıldığı için erkeklerde aynı durum söz konusu olmayabilir. Bu konuda kesin bir bilgi yoktur.

5- Osteoporoz (Kemik Erimesi)

Obezite kemiklere zarar verebilir. Yapılan araştırmalar, obezite olan kişilerin kanlarında, kas dokularında, kemik iliğinde ve karaciğerlerinde daha yüksek düzeyde yağ bulunduğu ve bu kişilerin kemik erimesi açısında daha fazla risk altında olduğunu buldu.

6- İnme (Felç)

Aşırı kilolu olmak ya da obezite, inme için önemli bir risk faktörüdür. Bunun önemli bir nedeni, aşırı kilo ve obezite sonucunda vücutta aşırı miktarda yağın sebep oluğu, kan akışını engelleyebilecek ve tıkanma ihtimalini arttırabilecek iltihabın arttırması olabilir. Başka bir neden ise, inmenin önce gelen nedenlerinden birisi olan yüksek tansiyonun obezite ile beraber meydana gelmesidir.

Yapılan incelemelere göre, bel çevresinin büyük olması beden kitle indeksinin yüksek olmasından daha fazla inmeye neden olur. Ayrıca obeziteye bağlı olarak gelişen felç riskinin, orta yaşlı bireylerde daha ileri yaştakilere göre daha yüksek olduğu belirtilmektedir.

7- Safra Kesesi Hastalığı

Aşırı kilo ya da obezite, safra kesesi hastalığına yol açabilecek safra taşlarının artmasına neden olur. Bu taşlar safra kesesinden safranın salınmasını engeller. Bunun sonucunda safra kesesi iltihabı ya da tıkanması meydana gelebilir.

Ancak hızlı kilo vermek de safra taşı oluşma ihtimalini arttırır. Bu yüzden yavaş ve sabit bir hız ile kilo vermek her zaman en iyi yoldur.

8- Uyku Apnesi

Obezite ya da aşırı kilo uyku apnesi riskini de önemli oranda arttırmaktadır. Bu uyku bozukluğu, gece uyku boyunca üst solunum yolu etrafındaki nefes almayı engelleyen aşırı miktarda yağların neden olduğu durumdur. Obez olan bireylerin kilo vermesi, uyku apnesinde iyileşme meydana gelmesine yardım edebilir.


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

Sizin Tepkiniz Nedir?

hate hate
0
hate
confused confused
0
confused
fail fail
0
fail
fun fun
0
fun
geeky geeky
0
geeky
love love
0
love
lol lol
0
lol
omg omg
0
omg
win win
0
win

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bir format seçin
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz